Mekan ve Mana - Ufuk Sözcü
Bir köy çınarının altında oturan dedeyle Pekin'in gözetleme ağını, Fırat'ın sularının paylaşımını ve sürücüsüz bir aracın çarptığı yayanın hukukunu aynı kitapta düşünmek mümkün müdür?
Bu kitap, bunun yalnızca mümkün değil, gerekli olduğunu savunuyor.
Yıllarını sınıfta geçirmiş, sonra akademiye geçmiş bir coğrafyacının kaleminden çıkan yirmi yedi yazı, haritaların hiçbir zaman masum olmadığını, sınırların toprakta değil önce zihinde çizildiğini, "sanmak" fiilinin coğrafyanın en sinsi düşmanı olduğunu hatırlatıyor.
Nadir toprak elementlerinden afet kültürüne, Aydınlanma'nın unutulan Doğulu kaynaklarından bir köyün yetmiş yıllık çınarına uzanan bu denemeler, mekânı yalnızca ölçen değil, manasını da soran bir bakışın peşinde.
Çünkü coğrafya, dağların yüksekliği ve nehirlerin uzunluğu değildir; bir nehrin neden iki ülke arasında gerilim oluşturabildiğini, bir köyün neden tam orada kurulduğunu, bir memleketin neden sevildiğini sorabilmektir.
Okur burada hazır cevaplar değil, kendi sorularını uyandıracak yeni bir bakış bulacak — ve belki de tek bir "Acaba?" diyebilirse, kitap amacına ulaşmış olacak.
- Eser Adı:Mekan ve Mana
- İlk Basım Tarihi: Eylül 2026
- Sayfa Sayısı: 209
- Ebat: 13,5 x 21
- Kapak: Bristol Karton
- ISBN: 978-625-90997-0-5
- Yayınevi: KTB Yayınları